Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
BlueLackk

Fosil Yakıtlar Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Fosil, yaşamını yitiren canlıların uzun yıllar boyunca bozulmadan günümüze ulaşan kalıntılarına denir. Hidrokarbon içeriğine sahip olan kömür, petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynaklarının tümüne fosil yakıtlar adı verilir.

” Fosil nedir ve fosil yakıt nedir ? ” sorularının ardından önem taşıyan kriterlerden birisi de fosil yakıtların doğru amaçlar yönünde kullanılmasıdır. Neticede mineral kaynaklar, yenilenemez oldukları için mevcutlarından başka kaynağa sahip değildir.

Geçmişten günümüze kadar her geçen gün daha fazla önem kazanan fosil yakıt türleri, aşırı kullanıldığında çevreye birtakım zararlar verir. Asit yağmuru oluşumuna neden olmak, havanın karbondioksit oranını artırmak, iklim değişikliği yaratmak fosil yakıtların yol açtığı başlıca çevresel zararlar arasındadır. Ayrıca küresel ısınmanın nedenleri arasında da yine fosil yakıtlar ve zararları görülmektedir.

Fosil Yakıtlar için Kaynak Olan Fosil Nasıl Oluşur

Yaşamı sona eren canlı, fiziksel hava koşullarına maruz kalarak zaman içinde toprak, çamur veya kum gibi çeşitli etkenlerle kapanır. Böylelikle hava ile teması kesilir ve uzun yıllar bozulmadan kalabilir. Daha sonra toprak altına doğru ilerleyen canlı kalıntısı, katılaşarak fosilhaline gelir. Canlının fosilleşme halleri, fiziksel hava koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bazı canlılar petrol haline gelirken bazı canlılar da kömür veya mermer haline dönüşebilmektedir. Meydana gelen sert fosil kalıntısının aynı zamanda farklı türlerini ve şekillerini görmek de mümkündür. Örneğin; canlının kayaç üzerinde bırakmış olduğu iz de bilim dünyası tarafından kabul edilmiş bir fosil kalıntısıdır.

Fosil Yakıtlar Nasıl Oluşur


Fosil yakıtlar ölmüş canlı kalıntılarının milyonlarca yıl oksijensiz ortamlarda çözülmesi sonucu oluşur. Doğal bir enerji kaynağı olarak öne çıkan petrol, doğal gaz ve kömür fosil yakıtlar arasında yer alır.

Petrol nasıl oluşur?
Deniz altındaki bitki ve canlılarının çürüyerek yer tabanında birikmesi, zamanla deniz sularının çekilmesine bağlı olarak bu kalıntıların toprak ve kumla kaplanması, daha sonra da sıcaklık-basınç etkisiyle ayrılması sonucu meydana gelmiştir.“Petrol nasıl oluşur?” sorusunun ardından bilinmesi gereken en önemli ayrıntısı ise kömür ve doğal gazın oluşum evreleridir. Ortaya çıkışı milyonlarca yıl süren kömürün, bataklıklarda bulunan bitkisel atıklardan; doğal gazın da yine kara veya deniz altındaki canlı kalıntılarından oluştuğu tahmin edilmektedir.Güneş enerjisinin depo edilmiş hali olan yakıtlara; deniz, göl, nehir tabanlarında ve kayaçlar üzerinde sıklıkla rastlanır. Nehir ve göl tabanlarında görülen kalıntıların birçoğu, zamanla kalınlaşarak yok olmaya maruz kalmıştır. Bu sert kayaların yoğunluk gösterdiği bölgelerde bulunan fosiller, günümüzde kazı çalışmalarıyla ve kaya aşınması gibi çeşitli işlemlerle çıkartılmaktadır.

Fosil Yakıtlar Resimleri

Fosil Yakıtlar Sunumları

Fosil Yakıtlar Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Fosil Yakıtlar Ek Bilgileri

  • 0
    6 ay önce



    fosil yakıtlar,fosil yakıtlar nedir,fosil yakıtlar nelerdir,fosil yakıtlar ne demek,fosil nedir,fosil yakıtların zararları,fosil yakıtların yararları,fosil yakıtlar hakkında bilgi


     
    Fosil, nesli tükenen canlıların uzun yıllar boyunca bozulmadan günümüze ulaşan kalıntılarına denir. Hidrokarbon içeriğine sahip olan kömürpetrol ve doğalgaz gibi enerji kaynaklarının tümüne fosil yakıtlar adı verilir. ” Fosil nedir ve fosil yakıt nedir ? ” sorularının ardından önem taşıyan kriterlerden birisi de fosil yakıtların doğru amaçlar yönünde kullanılmasıdır. Neticede mineral kaynaklar, yenilenemez oldukları için mevcutlarından başka kaynağa sahip değildir.
     
    Geçmişten günümüze kadar her geçen gün daha fazla önem kazanan fosil yakıt türleri, aşırı kullanıldığında çevreye birtakım zararlar verir. Asit yağmuru oluşumuna neden olmak, havanın karbondioksit oranını artırmak, iklim değişikliği yaratmak fosil yakıtların yol açtığı başlıca çevresel zararlar arasındadır. Ayrıca küresel ısınmanın nedenleri arasında da yine fosil yakıtlar ve zararlarıgörülmektedir.

    Fosil Yakıtlar için Kaynak Olan Fosil Nasıl Oluşur?


    Yaşamı sona eren canlı, fiziksel hava koşullarına maruz kalarak zaman içinde toprak, çamur veya kum gibi çeşitli etkenlerle kapanır. Böylelikle hava ile teması kesilir ve uzun yıllar bozulmadan kalabilir. Daha sonra toprak altına doğru ilerleyen canlı kalıntısı, katılaşarak fosilhaline gelir. Canlının fosilleşme halleri, fiziksel hava koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bazı canlılar petrol haline gelirken bazı canlılar da kömür veya mermer haline dönüşebilmektedir. Meydana gelen sert fosil kalıntısının aynı zamanda farklı türlerini ve şekillerini görmek de mümkündür. Örneğin; canlının kayaç üzerinde bırakmış olduğu iz de bilim dünyası tarafından kabul edilmiş bir fosil kalıntısıdır.

    Fosil Yakıtlar Nasıl Oluşur?


    Fosil yakıtlar ölmüş canlı kalıntılarının milyonlarca yıl oksijensiz ortamlarda çözülmesi sonucu oluşur. Doğal bir enerji kaynağı olarak öne çıkan petrol, doğal gaz ve kömür fosil yakıtlar arasında yer alır.
    Petrol nasıl oluşur? Deniz altındaki bitki ve canlılarının çürüyerek yer tabanında birikmesi, zamanla deniz sularının çekilmesine bağlı olarak bu kalıntıların toprak ve kumla kaplanması, daha sonra da sıcaklık-basınç etkisiyle ayrılması sonucu meydana gelmiştir.
    “Petrol nasıl oluşur?” sorusunun ardından bilinmesi gereken en önemli ayrıntısı ise kömür ve doğal gazın oluşum evreleridir. Ortaya çıkışı milyonlarca yıl süren kömürün, bataklıklarda bulunan bitkisel atıklardan; doğal gazın da yine kara veya deniz altındaki canlı kalıntılarından oluştuğu tahmin edilmektedir.
    Güneş enerjisinin depo edilmiş hali olan yakıtlara; deniz, göl, nehir tabanlarında ve kayaçlar üzerinde sıklıkla rastlanır. Nehir ve göl tabanlarında görülen kalıntıların birçoğu, zamanla kalınlaşarak yok olmaya maruz kalmıştır. Bu sert kayaların yoğunluk gösterdiği bölgelerde bulunan fosiller, günümüzde kazı çalışmalarıyla ve kaya aşınması gibi çeşitli işlemlerle çıkartılmaktadır.
     

    Fosil Yakıtlar Nerelerde Kullanılır?


    Fosil yakıtları hakkında bilgi edinirken üzerinde durulması gereken noktalardan birisi, fosil yakıtların nerelerde kullanıldığı ve ne amaçlı tercih edildiğidir. Yakıtların yapısından elektrik üretmek ve ısıtma sistemlerini çalıştırmak gibi farklı alanlarda faydalanılır.
    Örneğin: Kömür, evlerin ısıtılmasında ve termik santrallerde elektrik enerjisi amacıyla tercih edilirken; petrol, motorlu araçlarında mazot ve LPG yakıtı olarak kullanılır. Çevreye ve insana daha az veren doğal gaz yakıtı ise kısmen sanayi alanında kullanılsa da genellikle ısınma amaçlı fayda sağlar. Günümüzde ulaşımın ve endüstriyel çağın gelişmesine bağlı olarak daha vazgeçilmez konuma ulaşan fosil yakıtlar, ayrıca eşya üretimi, boya ve teflon maddelerin yapımı gibi daha pek alanda da ihtiyacı karşılamaktadır.

    Fosil Yakıtların Yararları Nelerdir?


    Fosil yakıtlar faydaları açısından insanlığa ciddi anlamda hizmet etmektedir. Yenilenemez enerji kaynakları olan fosil yakıtların en büyük faydası günlük yaşantımızda açıkça görülmektedir. Fosil yakıtların yararları şunlardır;

    Yüksek kaloriye sahip kömür ile ısınma,
    Doğalgaz ile ısınma ihiyacı,
    Rafine edilmiş petrol ile ulaşım ihtiyacının karşılanması fosil yakıtların başlıca yararları arasında yer alır.

    Fosil Yakıtların Zararları Nelerdir?


    Ancak fosil yakıtlar yaradan çok zarar vermektedir. Fosil yakıtların zararları şunlardır;

    Fosil kaynaklar kullanılmak için yakılır ve yakıldığı zaman çevreye zararlı gazlar salar. Bu zararlı gazlar tüm ekolojik dengeyi bozar.
    Fosil yakıt olan kömürün yoğun kullanıldığı ülkelerde solunum yolu hastalıklarına neden olur.
    Petrolün deniz yolu ile taşınması esnasında oluşan deniz kazaları neticesinde tüm petrolün denize akması ile denizdeki ekolojik hayatın geri dönülmez olarak zarar görmesi.
    İnsanlığın fosil yakıtlar arasında en önemli yerde olan petrol için başka ülkelerle savaşması. Bu savaşlar sonucunda 100 binlerce masum insanın katledilmesi.
    Küresel ısınmanın nedenleri arasında başrol sahibi olması.
    Asit yağmurlarına neden olması.

    Fosil yakıtların zararları arasında başı çeken maddelerdir.
    Fosil Yakıtlar için Yapılan Bazı Savaşlar


    Amerika – Irak savaşı petrol için yapılan en önemli savaşlardan birisidir.
    Amerika, Avrupa – Libya savaşı; Dünyanın en kaliteli petrolü olan Libya Petrolü için yakın zamanda yapılan en önemli savaşlardan birisidir
    Fosil Yakıt Nedir? Fosil Yakıtlar Nelerdir?
    Fosil yakıtlar, mineral yakıtlar olarak da bilinir, hidrokarbon içeren kömür, petrol ve doğal gaz gibi doğal enerji kaynaklarıdır. Fosil yakıtlar endüstriyel alanda çok geniş bir kullanım alanı bulmaktadır.
    En eski fosil yakıt örneklerinden biri.


    Sponsorlu Bağlantılar

    Elektrik üretiminde, genelde fosil yakıtın yanması ile açığa çıkan enerji bir türbine güç olarak iletilir. Eski jeneratörlerde genelde yakıtın yanması ile elde edilen buhar türbini döndürmek için kullanılırdı, fakat yeni enerji santrallerinde yanma ile elde edilen gazlar, direkt olarak gaz türbinini döndürmektedir.
    20 ve 21. yüzyılda dünya çapındaki teknolojik gelişmelerle, fosil yakıtlardan elde edilen enerjiye olan ihtiyaç artmaktadır. Özellikle petrolden elde edilen benzin, dünya çapında ve bölgesel olarak büyük çatışmaların ana sebebi haline gelmektedir. Dünya çapındaki bu enerji ihtiyacının artması ile çözüm arayışları, yenilenebilir enerji kaynaklarına doğru yönelinmelidir.


    Kömür, bataklıklardaki bitkiler ve bitkisel atıklardan oluşur. Kömürlerin oluşması milyonlarca yıl sürebilir. 
    Petrol, hayvan ve bitki atıklarından oluşmuştur. Karaların hemen altında ya da deniz altındaki yataklarda bulunur. 
    Doğal gaz da petrol gibi karaların altındaki boşluklarda ya da deniz altında bulunur.

     

    FOSİL YAKITLAR


    Fosil yakıtlar, canlı kalıntılarının (hayvan ve bitki kalıntılarının) milyonlarca yıldır toprak altında ayrışması sonucunda meydana gelen enerji kaynağıdır. Yerkabuğunun katmanları içerisinde havasız ortamlarda kalarak yüksek basınçlarda fosilleşmesiyle oluşan yakıtlardır.
    Günümüzde en yoğun olarak kullanılan enerjidir. Fosil yakıtlar fabrikaların çalıştırılması, elektrik üretilmesi, araçların çalıştırılması, ısınma, mutfak ihtiyaçlarının karşılanması gibi çeşitli alanlarda kullanılabilir.
    Yeraltından çıkartılan petrol, kömür ve doğal gaz fosil yakıtlara örnek verilir. Fosil yakıtların katılaşmış ve sıkıştırılmış hali kömürdür. Toprak altından kırılarak parçalar şeklinde çıkartılmaktadır. Fosil yakıtların sıvılaşmış hali petroldür. Petrol, yapılan özel sondajlar sonucunda çıkartılır ve işlenecekleri rafinerilere boru hatları yardımıyla iletilir.
    Petrolün işlenmesi sonucunda benzin, LPG, dizel, naftalin, boya, teflon, asfalt, plastik gibi çeşitli ürünler elde edilebilir. Fosil yakıtların gaz şeklindeki çeşiti de doğal gazdır. Doğal gaz yer altında birikmiş büyük yataklar şeklinde bulunur.

    KÖMÜR


    Yeraltı madenciliği veya açık işletme metodları kullanılarak çıkarılan fosil kaynaklı yakıttır. Bitki ve hayvan fosillerinden oluşur. Bitki, havasız ortamda bakteriler tarafından parçalanırsa çürür; oksijen (O) ve hidrojen (H) atomları uzaklaşır.
    Böylece maddenin karbon (C) içeriği zamanla artar. Bu dönüşüm ne kadar uzun zaman sürerse kalan kalıntının bileşimi de o oranda saf karbona yakın olur. Yüksek basınç ve sıcaklıkta oksijensiz ortamda kömürleşme başladığında karbon yüzdesi de artmaya başlar.

    Jeolojik olarak kömürlerin yaşları 15 milyon yıl ile 450 milyon yıl arasında değişir. Genel olarakta yaşlı kömürler daha kalitelidir.

    Kolayca yanabilme özelliği olan kömür, dünyada en çok elektrik üretiminde kullanılmaktadır. Bir çok çeşidi vardır.
    Turba
    Bitkilerin köklerinden, ayrışmış yaprak ve saplarından oluşan bir kömür türüdür, antrasit ya da grafit oluşumuyla biter. Yani henüz karbonlaşma sürecini tamamlamamış en genç kömür türüdür. Bu kömüre daha çok bataklık bölgelerde rastlanır. İçindeki su ve yabancı madde miktarı oldukça yüksektir. İçerdiği karbonunsa kütlece yüzdesi % 60'ı geçmez.
    Antrasit
    Kütlece % 95'i karbondan oluşan yüksek kalorili kömür türüdür. Oluşumu yaşça en eski olandır. Doğada bulunma yüzdesinin düşük olması da antrasite ekonomik olmama dezavantajı getirir.
    Antrasitin bazı spesifik özellikleri:

    Koku ve duman çıkarmadan yanması
    Tutuşma sıcaklığının yüksek olması; güçlükle tutuşması
    Diğer kömür türlerine göre sert ve yoğun olması
    Parmakta leke bırakmaması
    Kısa ve mavi renkli bir alevle yanması olarak sıralanabilir.

    Antrasit, kimyasal reaksiyonlarda indirgeyici ve lokomotiflerde yakıt olarak kullanılır. Elektrik enerjisi üretimi ve endüstriyel alanda da kullanımı yaygındır.
    Linyit
    Daha oluşumu tamamlanmamış kömür türüdür. Yaklaşık 60 milyon yıl önce oluşmaya başlamıştır. Linyitin içinde su ile birlikte bir çok yabancı madde bulunur. Kütlece yaklaşık % (65–70) kadar karbon içerir. CO2 ve CH4 gazlarının salınımıyla taş kömürüne dönüşebilir. Kahverengi kömürde denilen linyitin tamamına yakını termik santrallerde yakıt olarak kullanılır. Linyitin ısıl değeri düşük ve barındırdığı nem ve kül miktarı oldukça fazladır. Türkiye'de en çok bulunan kömürdür.

    Taş Kömürü
    Kütlece % (80-90) civarında karbon içerir. Yüksek kalorili bir kömür türüdür. Taş kömürü kömürleşme derecesi açısından antrasit ile linyit arasında yer alır. Maden kömürü olarakta bilinen taş kömürü karbon ve uçucu maddeler açısından oldukça zengindir. Isı, ışık ve güç kaynağı olarak kullanılan taş kömürünün ayrıca sanayide de bir çok kullanım alanı vardır. Kauçuk, madeni yağ, akaryakıt yağı, yapay reçine, naylon gibi maddelerin üretilmesinde hammadde olarak kullanılır. Taş kömürü, ülkemizde özellikle Zonguldak yöresinde çıkarılmaktadır.

    Kok, gerçek anlamda kömür değildir. Doğada serbest halde bulunmaz. Fabrikalarda taş kömürünün ısıtılması sonucu içindeki gazların ayrıştırılmasıyla elde edilir. Evlerde ve yüksek fırınlarda başta demirin eldesinde ısıtma amacıyla kullanılır.
    Mangal kömürü, odunun yakılmasıyla elde edilir. Ana kaynağı meşe odunudur. Kokusuz ve alevsiz yanan mangal kömürü birçok yerde yakıt olarak kullanılır. Mangal kömürü son derece gözenekli ve geniş yüzeylidir.

    PETROL


    Petrol sözcüğü Latince petra (taş) ve oleum (yağ) sözcüklerinden türetilmiştir. Çok koyu yeşil (siyaha yakın yeşil) renginde bir sıvıdır. Petrolün yoğunluğu 0,8–0,95 g/cm3 arasında değişir. Petrolü doğal mineral yağ olarakta kabul edebiliriz.

    Kraking, yüksek sıcaklık ve basınçta büyük moleküllü (yüksek karbon sayılı) hidrokarbonların küçük moleküllü hidrokarbonlara parçalanması işlemidir.


    Petrol Oluşumu
    Petrol, yüz milyonlarca yıl önce denizde yaşayan ya da suların denizlere sürüklediği bitki kalıntılarının yer altında ve oksijensiz ortamda, uygun sıcaklık, basınç ve mikroorganizmaların etkisiyle başkalaşmasıyla oluşur. Yani bakterilerce bozunur, üzerleri çamur ve kumla kaplanır. Kum ve çamur zamanla kum taşına (tortul katmanlarına) dönüşür. Sıcaklık ve kumtaşı kayalarının uyguladığı basınç, organik maddeleri petrol ve doğal gaza çevirir. Bu birikimin oluşması 250-500 milyon yıl sürer.

    Tarihte petrolü ilk kullananların Sümerler, Asurlular ve Babilliler olduğu bilinmektedir.

    Petrolde hidrokarbon bileşiklerinin sonsuz sayıda karışımının yanı sıra çok daha düşük oranlarda ancak petrolün kimyasal yapısını etkileyecek düzeylerde azot, kükürt ve oksijen elementleride bulunur. Ham petrol çıkarıldığı coğrafyaya göre değişen bileşimlere sahiptir.
    Petrolün Rafinasyonu
    Tipik bir petrol bir karbonlu C1 moleküllerden (CH4), kırk karbonlu C40 moleküllere (C40H82) kadar değişen yüzlerce farklı hidrokarbondan oluşur.

    Petrolü ayrımsal damıtma ile ayrıma işleminde damıtma birimlerinde (rafinerilerde) çoğunlukla günde 100 bin-200 bin varil petrol işlenebilir.

    Petrolün rafinasyonu işleminde petrole ayrımsal damıtma yöntemi uygulanarak çeşitli ürünler elde edilir. Ayrımsal damıtma işleminde ilk önce kaynama sıcaklığı en düşük olan petrol gazları (C1 – C4 aralığı; metan, etan, propan ve bütan) alınır. Bu gazlardan propan ve bütan basınç altında ayrılarak çelik tüplere doldurulur ve piyasada çeşitli adlar altında mutfak gazı olarak kullanılır.
    Petrolün damıtılmasında geriye kalan artık bölüm vakumda (düşük basınç) damıtılarak sıvı parafin, makine yağları ve katı parafinlere ayrılır. Damıtma sonunda kalan artık bitümlü (yumuşak) madde asfalt, zift, katran ve koktur. Petrol ürünleri, deterjanlar, lastik, plastikler, sentetik iplik vb. birçok endüstriyel maddelerin üretiminde hammadde olarak kullanılır.
    Petrolün Bileşenleri
    Petrol, fiziksel ve kimyasal özellikleri çok değişik olmakla birlikte hemen hemen bütün sıvı petrollerin kütlece % 82-87 arasında karbon, yüzde 12-15 arasında hidrojen ve %5'i geçmeyecek bir oranda diğer bileşenlerden içerir.
    Ham petrolü oluşturan bileşikler başlıca üç ana grupta toplanabilir.

    Alkanlar (Parafinler)
    Naftenler
    Aromatik Bileşikler

    Petrol, hidrojen ve karbondan oluşan bir doğal bileşim olup yerkabuğunda veya yüzeyde bulunabilir. Genellikle sıvı olup, peltemsi ve katı halde olanları da mevcuttur. Ana bileşeni karbon ve hidrojen de olsa yapısında az miktarda kükürt, azot, oksijen elementleri de içerir. Ağırlıkça % bolluk olarak, karbon ve hidrojenden sonra kükürt (S) % 0,05-5 oranında bulunur. Hemen hemen her petrolün yapısında sodyum klorür (NaCl) de bulunur.
    Petrol, deniz suyunda bulunan birçok metal elementini de bulundurmaktadır. Bunun nedeni büyük bir olasılıkla petrolü oluşturan organik kaynakların (hayvanlar ve bitkiler) deniz suyu ile ilişkisidir. Petrolde en bol bulunan metal elementler vanadyum ve nikel olup, eser miktarda anorganik tuzlar, H2S ve su bulunur.
    Değişik oranlarda bileşenlerden elde edilen petrolün kimyasal bileşimlerinin yanı sıra birçok fiziksel özellikleri de farkılılık gösterir. Bu fiziksel farklılıklar renk, yoğunluk, viskozite ve kaynama noktasında olduğu gibi kendini gösterir. Ham petrol bir karışım olduğundan belirli bir erime ve kaynama noktası yoktur.

    Nafta, tarihsel olarak Bakü ve İran'da yeryüzüne kadar ulaşan bir tür hafif petrol sızıntısını adlandırmak için kullanılmıştır.
    Nafta, ham petrolün atmosferik koşullarda damıtılması sırasında elde edilen, kaynama noktası (30–170°C) aralığında değişen, renksiz, uçucu ve yanıcı sıvı hidrokarbon karışımlarına verilen genel bir isimdir.







Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri
İlgili Yazılar
01 | Fosil
02 | Yakıt
03 | Fosil Yakıtlar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin